|
|
|
|
|
Sayfa:27
1)Hazırlık yapmadan yapılan iş baştan başarısızlığa ulaşır.
2)Yazılı olarak ifade ederim ama anlatıcı olmazsözlü olarak anlatıcı olur.
3)Okuduğum kitaplar kelime dağarcığımızı artırır.Kendimizi daha rahat hissederiz.
Sayfa:29
1)İstanbul
2)Gece metninde kendi görüşlerini Beş Şehirde İtanbul'un tarihini tanıtmaya çalışmış
3)İnsanların kültür birikimi
|
|
|
|
|
|
|
|
ABDULHAK HAMİT TARHAN ( 1852–1937)
Edebiyatımızın en bireysel şairlerindendir.
Batılılaşma hareketinin asıl öncüsü olarak kabul gördüğü için kendisine “şairi azam”(büyük şair) lakabı verilmiştir.
Gözlem ve izlenimleriyle şiir yazmıştır.
Düşünen adamdan çok yapan adam özelliği taşımaktadır.
|
|
|
|
|
|
|
RECAİZADE MAHMUT EKREM (1847- 1914)
İlk realist romanımız olan: ARABA SEVDASI’nı yazmıştır.
Tevfik Fikret’in akıl hocasıdır.
Muallim Naci ile uzun yıllar süren “eski-yeni”kavgasında yeniyi savunmuştur.
“Sanat sanat içindir ve kafiye kulak içindir”. Görüşünü benimsemiştir.
Oğlunun erken ölümü onu bireysel ve hüzünlü eserler vermeye zorlamıştır.
|
|
|
|
|
|
|
|
ŞİNASİ (1826–1871)
Edebiyatımıza birçok yeniliğin yerleşmesini sağlamıştır.
Asıl adı İbrahim’dir.
İlk tiyatro, ilk şiir çevirisi, ilk özel gazete, ilk makale, ilk noktalama işaretini kullanan kişidir.
Halk için sanat görüşünü benimsemiştir.
|
|
|
|
|
|
|
|
NAMIK KEMAL (1840–1888)
Vatan şairimizdir.
Toplumcu bir sanat çizgisindedir.
Vatan, millet, özgürlük kelimelerini edebiyatta ilk kullanan kişidir.
Tiyatroları oldukça ses getirmiştir. Tiyatroyu bir eğlence ve halkı bilinçlendirme aracı olarak görmüştür.
Romantizmin etkisindedir.
|
|
|
|
|
|
|
|
ZİYA PAŞA (1825–1880)
İlk edebiyat tarihi taslağı sayılan “Harabat”eserini yazmıştır.
Halk şiirinin ve dilinin gerçek edebiyatımız olduğunu belirten “Şiir ve İnşa”adlı makalesini yazmasına rağmen kendisi böyle davranmamıştır.
Biçimce eski içerikçe yeni olmaya gayret göstermiştir.
Terkib-i bent, terci i bent’leri meşhurdur.
Bir çok dizesi halk arasında atasözü gibi kullanılmıştır.
Eserleri: Zafername, Harabat, Eş’ar-ı Ziya, Defter-i Amal, Terkib-i Bent, Terci-i Bent
|
|
|
|
|
|
|
|
AHMET MİTHAT EFENDİ (1844–1912)
Halk için roman geleneğini benimsemiştir.
Halkın anlayacağı bir dilde ve onları ilgilendiren konularda eserler vermiştir.
İlk hikâye örneklerimizden biri sayılan :”Letaif-i Rivayet”i yazmıştır.
Romantizmden etkilenmiştir.
Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Falatun Bey ve Rakım Efendi, Yer Yüzünde Bir Melek, Henüz On Yedi Yaşında.
|
|
|
|
|
|
|
|
ŞEMSETTİN SAMİ ( 1850–1904 )
Devrinin en büyük dil bilgini sayılmıştır.
İlk romanımız olan: Taaşşuk –U Talat ve Fıtnat adlı eseri yazmıştır.
Kamus u Türkî adlı sözlüğü yazmış.
Kamus u Fransevi ve Kamus-ı Alam’ı yazmıştır.
|
|
|
|
|
|
|
|
AHMET VEFİK PAŞA (1829-1892)
Tiyatromuzun en büyük kilometre taşı sayılır.
Bursa’da kendi adıyla tiyatro kurmuştur.
|
|
|
|
|
|
|
|
EDEBİYATIMIZDA “İLK”LER: · Edebiyatımızdaki ilk çeviri Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan çevirdiği “Telemak”tır. · Edebiyatımızdaki ilk tasvir ve tahlil ağırlıklı roman Namık Kemal’in “İntibah” adlı romanıdır. · Edebiyatımızdaki ilk gerçekçi roman Recaizade Ekrem’in “Araba Sevdası” adlı romanıdır.
|
|
|
|
|
|
|
|
TANZİMAT EDEBİYATI Tanzimat Fermanının ilanından sonra bu edebiyatın tohumları serpilmeye başlamıştır. Batılı tarzda ilk eserler bu dönemde verilmeye başlanmıştır. Hak, adalet, özgürlük, vatan kelimeleri b u dönemde ilk defa kullanılmaya başlanmıştır.
|
|
|
|
|
|
|
|
RÖNESANS Rönesans "yeniden doğuş" anlamına gelen bk süreçtir. 15. yüzyılda başlayan bu süreç, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa'ya yayıldı. Bu yenilikte, Roma ve Grek başarılarının yeniden cezalandırılması istemi vardır. Rönesans şu temel anlayışlara dayanıyordu.
|
|
|
|
|
|
|
|
AYDINLANMA FELSEFESİ Aydınlanma felsefesi ya da 18. yüzyıl felsefeleri genel olarak insanın kendisinin, yaşamın düzenlenmesini yeniden gündeme almış, hem düşüncenin hem de toplumsal yaşamın köklü değişimlere uğrayacağı bir sürecin fikirsel/felsefi başlatıcısı olmuştur. Bu yüzyılın sonlarına doğru meydana gelen Fransız devrimi (1789), ve ardından gerçekleşen modernleşme süreçleri, düşünsel anlamda etkilerini ve kaynaklarını aydınlanma felsefesinde bulmaktadır.
|
|
|
|
|
|
|
|
TANZİMAT'I HAZIRLAYAN GELİŞMELER Tanzimat'ı ortaya çıkaran nedenleri, 18. yy'da Osmanlı toplumunun tüm kurum ve kuruluşlarını ayakta tutan, inanç, düşünce, bilim ve felsefe, askerî, maliye, hukuk, idare, ekonomik ve siyaset alanındaki değişim ve dönüşümlerden ayrı düşünemeyiz. Nitekim , bu değişim ve dönüşümlerin yaşanmasında, Batılı devletlerin Osmanlı toplumu üzerindeki etkisi de önemlidir. Bu bağlamda Tanzimat'ı ortaya çıkaran nedenleri iç ve dış faktörler olarak iki kısımda ele alabiliriz.
|
|
|
|
|
|
|
|
TANZİMAT FERMANI'NIN İLANI Tanzimat Fermanı, 3 Kasım 1839'da Gülhane Parkı'nda, padişah, diğer devlet büyükleri, ulema, lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın "Gülhane Hattı Hümayu*nu adıyla Mustafa Reşit Paşa tarafından okundu verilen bu fermanla, Osmanlı Devleti 'nde, İslam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim sü*reci başladı."
|
|
|
|
|
|
|
|
YENİLEŞME DÖNEMİ
Osmanlı Devleti'ndeki yenileşme hareketleri 17. yüzyılın sonundaki Karlofça Antlaşması (1699) ile başlamıştır.
Osmanlı İmparatorluğu, 17. yüzyıla dek dünyanın büyük devletlerinden bi*riydi. Ancak bu yüzyılın sonlarında ülke küçülmeye başladı. Karlofça antlaşma*sıyla başlayan toprak kaybı, devlet adamlarını derin derin düşünmeye yöneltti. Toprak kayıplarının nedeni ordunun savaş alanlarında yenilmesiydi. Bu tespit, ol*gunun bir yüzünü, askerî yönünü dışa vuruyordu. Oysa sadece askeri örgütler de*ğil devletin çeşitli kurumlan çağın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaklaşmıştı. An*cak bunu görmek isteyenlerin sayısı son derece azdı. O nedenle Osmanlı İmparatorluğundaki çağdaşlaşma hareketi askerî alanda başlatıldı. Amaç imparatorluğu eski gücüne kavuşturmaktı.
Tanzimat devrine gelinceye kadar ülkede bazı yenilik hareketlerine girişildi. Ancak bunlar planlı programlı çalışmalar olmadığı için, sadece yeniliği başlatan devlet adamının yaşamıyla özdeşleşti. Yenilikçi kişinin ölümü ile yenilikler de or*tada kaldı.
|
|
|
|
|
|
|
|
Tanzimat Dönemi Genel Özellikleri 1.”Toplum için sanat” anlayışı benimsenmiştir.Sanat, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanılmıştır 2.Eserlerin halkın anlayabileceği sade bir dille yazılması amaçlanmıştır. 3.Divan edebiyatının süslü-sanatlı düz yazısı yerine, belli bir düşünceyi iletmeyi amaçlayan yeni bir düzyazı geliştirilmiştir; ilk kez noktalama işareti kullanılmıştır.
|
|
|
|
|
|
|
|
11. Sınıf Edebiyatı Ölçme Değerlendirme Cevapları
Sayfa 11
1. d y d
2. edebi eser;
sosyal hayattan
siyasi hayattan
düşünce hayatından
teknolojik gelişmelerden etkilenir
3.kuruluş-osmanlı nın kuruluş dönemi
yol ayrımı-cumhuriyetin ilk yılları
nutuk-kurtulu savaşı
orhun abideleri-köktürkler dönemi
|
|
|
|
|
|
|
|
BATININ KARŞISINA "DEVLET"İ KOYAN KEMAL TAHİR
Halit Refiğ
1967 yılı sonlarında Devlet Ana romanı yayınlanana kadar Kemal Tahir Türkiye’de daha çok sol aydınların sınırlı ilgi gösterdikleri bir yazar olarak tanınmaktaydı. 1938 yılında Nazım Hikmet’in yanısıra Yavuz zırhlısında bir komünist ayaklanması tertibi içinde bulunduğu ithamıyla 12 yıl hapis yatmış olması Marxist düşünce çevrelerinde ona belli bir saygınlık kazandırmıştı.
|
|
|
|
|
|
|
Anket
| Yeni Tasarımımız Sizce Nasıl? |
|
SON ÜYELER
|
Bu Modül üzerinde güncelleme yapılmaktadır
|
|