 |
Biyoloji |
 |
|
| |
|
|
|
Biyoloji veya Canlı bilimi, canlıları inceleyen bir bilim dalıdır.
Biyologlar, tüm canlıları; tüm gezegeni kaplayan küresel boyuttan, hücre ve molekülleri kapsayan mikroskobik boyuta kadar onları etkileyen önemli dinamik olaylarla birlikte inceleyen, biyoloji bilimiyle uğraşan kişilerdir. Birçok süreci bünyesinde barındıran hayati süreçlerden bazıları; enerji ve maddenin işlenmesi, vücudu oluşturan maddelerin sentezlenmesi, yaraların iyileşmesi ve tüm organizmanın çoğalmasıdır.
|
| |
|
|
Yazan: demirhan
| 10 May 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
SÜNGERLER |
 |
|
| |
|
|
|
SÜNGERLER
Sünger, bir hayvan türüdür. Ama, ayırımı öylesine güç yaratıktır ki XIX. Yüzyıl başlarına değin bitkimsi hayvan yada hayvan bitki olarak adlandırılmıştır. Sünger, çok hücreli hayvanlar arasında en ilkel yapılılardan biridir. Kas, sinir, ağız ve sindirim boşluğu, kalp gibi herhangi bir organı oluşmamışır. Buna karşın süngerlerin çok uzun zamanlardanberi yaşadığı ve varlıklarını başarıyla sürdürdükleri bilinmektedir. 5000'den çok türü olan bu hayvanlar tatlı suda ve denizlerde, 7500 metreden derin olan yerlerde bile yaşarlar.
|
| |
|
|
Yazan: demirhan
| 9 Ağustos 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
BIOLOGY PRESENTATION REPORT PAPER |
 |
|
| |
|
|
|
1.Introduction:
The report’s topic is the prion diseases. In the report, firstly the structure of prion protein will be explained, and then the progress of prion protein’s entrance to the cell will be summarized. After the brief summary of the spread of prion protein among cells, most common prion diseases will be introduced. CJD (Creautzfeld-Jakop disease), and BSE ( Bovine Spongiform Encephalopathy) will be determined much more deeply then the others. |
| |
|
|
Yazan: demirhan
| 6 Ağustos 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
DNA STRUCTURE & FUNCTION |
 |
|
| |
|
|
|
BIOLOGY
DNA STRUCTURE & FUNCTION
The Discovery of DNA
In 1953 James D. Watson and Francis H.C. Crick published a paper in which they proposed a model for the physical and chemical structure of the DNA molecule. According to their model, most DNA consists of two polynucleotide chains wound around each other in a right-handed (clockwise) helix. In generating their model, Watson and Crick used three main pieces of evidence: |
| |
|
|
Yazan: demirhan
| 6 Ağustos 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Boşaltım sistemi |
 |
|
| |
|
|
|
BOŞALTIM SİSTEMİ Hücre, canlılığını ve işlevlerini ancak çok sınırlı koşullarda sürdürebilir. Gerek hücre içi, gerek hücre arası veya benzer sıvı maddeler arasındaki denge bu koşullardan biridir. İç ortam koşullarının sabit tutulmasına “HOMEOSTASİS” denir. Bu iç ortamın sabit tutulması canlının yaşadığı ortama (tuzlu su, tatlı su veya karada) göre değişiklik gösterir. |
| |
|
|
Yazan: demirhan
| 5 Ağustos 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Dokular |
 |
|
| |
|
|
|
DOKULAR
Doku:Yüksek yapılı organizmalarda çok sayıda hücre vardır.Bu hücreler kendi aralarında yapısal ve işlevsel birlikler oluştururlar.Canlılarda aynı işlevi yapan hücreler topluluklarına doku denir.
Dokular canlının erginlikten önceki yaşamında başlar ve erişkinliğe ulaşınca son biçimini alır.Hayvanların yapısındakilere hayvansal,bitkilerin yapısındakilere de bitkisel dokular denir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Dokular |
 |
|
| |
|
|
|
DOKULAR
Doku:Yüksek yapılı organizmalarda çok sayıda hücre vardır.Bu hücreler kendi aralarında yapısal ve işlevsel birlikler oluştururlar.Canlılarda aynı işlevi yapan hücreler topluluklarına doku denir.
Dokular canlının erginlikten önceki yaşamında başlar ve erişkinliğe ulaşınca son biçimini alır.Hayvanların yapısındakilere hayvansal,bitkilerin yapısındakilere de bitkisel dokular denir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
METABOLİZMA |
 |
|
| |
|
|
|
Bazal Metabolizma Hızı
Günlük enerji tüketimi, faaliyete , yaşa , cinsiyete, ağırlığa, vücut iriliğine ve hormonal duruma bağlı olarak kişiler arasında değişiklikler gösterir.Metabolizma hızı,kişinin son yemeği- ni yedikten en az 12 saat sonra tam dinlenme halinde uzanırken ve özel koşullar altında alınır. Bu koşullar altında kalbin çalış- ması soluk alıp vermek,sinir impulslarının iletimi vücut sıvıları- nın ve sıcaklık derecesinin sabit tutulması için enerji tüketilir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
BOŞALTIM SİSTEMİ |
 |
|
| |
|
|
|
Bilindiği gibi tüm canlılar hareket ve çeşitli faaliyetleri sonucu birtakım yan ürünler denilen, farklı ve hücre veya organizmada durması olumsuz etkiler yaratacak maddeler ve bileşikler meydana getirir. Bunların etkisi olmayacak bir yere atımı ise boşaltım sisteminin işlevidir.
Deney konumuz olan böbreğin incelemesine geçmeden önce böbrek ve onun görevini yapan organel ve kısımları tanımalıyız. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
HAYVANLARDA VE İNSANLARDA ÜREME |
 |
|
| |
|
|
|
I. HAYVANLARDA ÜREME
Gerek omurgalılarda gerekse omurgasızlarda üreme organlarına gonad denir. Genellikle dişi organ ovaryum, erkek organ testis olarak adlandırılır. Omurgasız hayvanların bazılarında cinsiyet ayrılmamış olup, bir birey hem erkek hem de dişi organı bulundurur. Böyle hayvanlara hermafrodit denir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Bitkiler ve Yapısı |
 |
|
| |
|
|
|
Bitkiler ve Yapısı
Şekil ve yapı bakımından benzer olan aynı görevleri yapan hücrelerin meydana getirdiği topluluğa doku denir.Dokuları inceleyen bilim dalına Histoloji denir.
Dokular ikiye ayrılır:
1.Bitkisel dokular
2.Hayvansal dokular
Şekil ve yapı bakımından benzer olan aynı görevleri yapan hücrelerin meydana getirdiği topluluğa doku denir.Dokuları inceleyen bilim dalına Histoloji denir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Virüsler-Bakteriler |
 |
|
| |
|
|
|
VİRÜSLER
Çok küçük mikroorganizmalardır. Uzun süre bilim adamlarının dikkatini çekmemiştir. Meydana getirdiği hastalıklar hep bakterilerden bilinmiştir. Elektron mikroskobunun bulunmasıyla ancak virüslerin farkına varılmıştır.
İlk olarak tütün bitkisinin yapraklarında hastalık meydana getiren virüs bulunmuştur. Daha önce tütnlerde bu hastalığın bakteriler tarafından meydana getirildiği sanılıyordu, fakat incelemelerin hiç birisinde bakteriye rastlanmıyordu. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
SİNDİRİM SİSTEMİ NEDİR? |
 |
|
| |
|
|
|
Sindirim sistemi veya gastrointestinal sistem, sindirim borusu (sindirim kanalı veya gastrointestinal kanal) ile sindirim bezlerini içeren, çok hücreli hayvanlarda yiyeceğin vücuda alınımı, sindirilmesi, gerekli besin ve enerjinin absorbe edilmesi ve atık maddelerin vücuttan atılması ile ilgilenen organ sistemidir.
Sindirim sistemi ve sindirim borusu hayvandan hayvana belirli oranda değişiklik gösterir. Örneğin bazı hayvanlar çok odalı midelere sahiptirler. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
BİTKİLER |
 |
|
| |
|
|
|
Bitkiler yeryüzünde yaşamın anahtarıdır. Bitkiler olmasaydı pek çok canlı organizma yaşamını sürdüremezdi; çünkü üstün yapılı yaratıklar, yaşam biçimleriyle, besinlerini doğrudan yada dolaylı olarak bitkilerden sağlarlar. Oysa pek çok bitki, gerekli besinlerini güneş ışığından yararlanarak kendisi üretmektedir.
Bitkiler 2 temel öbekte (altşube) toplanır; |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
ÜREME ORGANLARI ( ÜREME SİSTEMİ ) |
 |
|
| |
|
|
|
ÜREME ORGANLARI ( ÜREME SİSTEMİ )
Eşeyli üreme yapan vanlıların çoğu erkek ve dişi olmak üzere iki farklı cinsiyete sahiptir.Bu cinslerin herbiri eşeyli üremeyi gerçekleştirmek üzere gamet denilen özel üreme hücreleri vardır.Erkek üreme hücresi (sperm) dişi üreme hücresiyle (yumurta veya oosfer) birleşerek (döllenerek) zigot denilen döllenmiş yumurtayı oluşturur. Zigotun oltşmasıyla da eşeyli üreme yapılmış olur. Oluşan yeni döllerle,soyun (neslin) devanlılığı sağlanarak, kalıtsal miras korunur. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
TÜRLERİN KÖKENİ |
 |
|
| |
|
|
|
TÜRLERİN KÖKENİ
1860 yılında yayınlanan bir kitap bir anda bilim camiasını karıştır.Bu kitabın adı Türlerin Kökenidir...
İnsanlar her zaman nereden geldikleri ve ataları konusunda veya çevrelerindeki canlıların ataları konusunda araştırmalar yapmışlardır.İncelemişler ve değişik fikirler ortaya atıp, çalışmışlardır.Bu fikirlerden en çok yaygını ise evrimleşme yani bir canlının ilkel bir canlıdan evrimleşip daha gelişmiş bir canlı olması.Bu konu hakkında bir çok kitap yazılmış ve araştırma yapılmıştır ama bu konuda ki en kusursuz çalışma Charles Darwin’in kitabı olan Türlerin Kökeni. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
MADDE DÖNGÜSÜ NEDİR? |
 |
|
| |
|
|
|
MADDE DÖNGÜSÜ NEDİR?
Yaşama birliklerinde ve onun büyütülmüşü olan tabiatta canlılı-
ğın aksamadan devam edebilmesi için bazı önemli maddelerin kul-
lanılan kadar da üretilmesi gerekmektedir.Doğada ekolojik önemi
olan bu maddeler canlılar ve çevreleri arasında alınıp verilir.Bu maddeler güneş enerjisi yardımıyla belirli yörüngeleri izleyerek do-
laşımlarını tamamlarlar.Maddelerin ekosistemdeki bu dolaşımına
madde döngüsü denir.Tüm maddeler döngü yoluyla sürekli olarak
canlılar tarafından yeniden kullanılır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
NESLİ TÜKENMEKTE OLAN CANLI TÜRLERİ |
 |
|
| |
|
|
|
NESLİ TÜKENMEKTE OLAN CANLI TÜRLERİ
Yeni bir araştırmaya göre, Meksika’nın volkan tavşanı ve Fiji’nin maymun suratlı yarasaları çok yakın zamanda yokolma tehlikesi ile karşı karşıya kalan yüzlerce türden birkaçı. Ancak mevcut yaşam alanları korumaya alınırsa onlar da kurtulabilecek. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
AMİNOASİTLER |
 |
|
| |
|
|
|
Amino asitler kimyasal olarak popüler isimlendirilmeleriyle yapı blokları olup,vücutta protein üretirler. Bütün yaşayan canlıların yapılarını oluşturan proteinlerdir. Proteinler,insan vücudunda adale, bağlar, tendonlar, organlar, bezler, tırnaklar, saç, safra ve idrar hariç tüm vücut sıvılarının üretiminden direkt sorumludur. Proteinler kemiklerin büyüme ve gelişmesinde esas rol oynarlar. Enzimler,hormonlar ve genler işlevleri için proteinlere ihtiyaç duyarlar. Bunun neticesinde de protein eksikliği oluşur bu da zamanla daha ciddi bozukluklara yol açar. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
DNA&RNA |
 |
|
| |
|
|
|
Amino asitler kimyasal olarak popüler isimlendirilmeleriyle yapı blokları olup,vücutta protein üretirler. Bütün yaşayan canlıların yapılarını oluşturan proteinlerdir. Proteinler,insan vücudunda adale, bağlar, tendonlar, organlar, bezler, tırnaklar, saç, safra ve idrar hariç tüm vücut sıvılarının üretiminden direkt sorumludur. Proteinler kemiklerin büyüme ve gelişmesinde esas rol oynarlar. Enzimler,hormonlar ve genler işlevleri için proteinlere ihtiyaç duyarlar. Bunun neticesinde de protein eksikliği oluşur bu da zamanla daha ciddi bozukluklara yol açar. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
BİYOTEKNOLOJİK ÜRÜNLER |
 |
|
| |
|
|
|
BİYOTEKNOLOJİK ÜRÜNLER, ORGANİK ÜRÜNLER VE ULUSLARARASI TİCARETTEKİ GELİŞMELER
Modern biyoteknoloji ifadesi, genel olarak, modern bilgi ve tekniklerin uygulanması ile yapılan, genetik mühendisliğine dayalı tekniklerle gerçekleştirilen biyoteknolojiyi tanımlamakta kullanılmaktadır. Günümüzde özellikle tarım ve eczacılık sanayi alanlarında, modern biyoteknoloji yöntemleri kullanılarak çeşitli özelliklere sahip yeni canlı türleri elde etmek mümkün hale gelmiş, bu şekilde üretilen tarım ürünleri ve bunları içeren işlenmiş ürünler ile eczacılık sanayi ürünleri uluslararası ticarete giderek artan oranda konu olmaya başlamıştır... |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
KALITIMIN KROMOZOMAL ESASI |
 |
|
| |
|
|
|
Bitkilerde ve hayvanlarda her tür kendine özgü sabit sayida kromozom içerir. Kromozomlarin sayisi mitoz bölünmedeki düzenli ve kesin olaylarla sabit tutulur. Birçok hayvan ve bitkide kromozom sayisi esittir. Fakat kromozomlardaki kalitim faktörleri farklidir.
KROMOZOMLARIN YAPISI
Ilk defa 1840 yilinda botanikçi Hofmeister tarafindan Tradescamia bitkisinin polen ana hücrelerinde görülmüs ve 1888 yilinda Vvaldeyer tarafindan da "Kromozom" ismi verilmistir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Yiyeceklerin Tadı, Rengi ve Sağlığımız |
 |
|
| |
|
|
|
Yiyeceklerin Tadı, Rengi ve Sağlığımız
Bundan 3000 yıl öncesinde Çinliler kısa sürede pişirilmiş sebzenin, az miktardaki etin ve en aza indirilmiş yağın sağlıklı beslenmenin temel kuralları olduğunu biliyorlardı. Batılı bilim adamlarının aksine Çinliler için yiyeceklerdeki vitamin ve proteinler ikinci derecede rol oynar. Onlar için önemli olan bir öğünün duyumsal etkisi ve her bir yiyeceğin yaptığı ortak etkidir. Bununla birlikte özellikle yiyeceğin tadı ve rengi çok önemlidir. Buna göre örneğin yeşil renkli ve ekşi yiyecekler karaciğeri harekete geçirir, sarı renkte ve tatlı yiyecekler ise güç ve enerji verir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Genetiğin Dünyada ve Türkiye'de Tarihsel Gelişimi |
 |
|
| |
|
|
|
Dünyada hayatın başladığı kabul edilen 4.6 milyar yıl önce, DNA(deoksiribonükleikasit) yaşamın hücresel metabolik aktivasyonlarını ortaya koyan genetik yapı olarak hizmet etmiştir. "Gen" terimi 1900. yıllara kadar kullanılmamasına rağmen genin fonksiyonu ile olan araştırma 1800 lü yıllarda başlamıştır. Gregor Mendel, Avusturyalı din adamı, manastırının bahçesinde yıllarca çalıştı, farklı bezelye varyetelerini melezlemiştir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Genetik ve Kanser |
 |
|
| |
|
|
|
İnsan yaşamı boyunca çevresi ile sürekli olarak ilişki içindedir. Bu uyum devam edegeldiği sürece de ayakta kalabilmektedir. Embriyo döneminde anne karnında kan dolaşımı yolu ile başlayan etkileşim, daha sonraları yerini daha geniş alanlara bırakır. Beslenme,solunum ve sosyal ilişkiler gibi geniş çerçevede devam eden etkileşim, ölüm zamanı gelinceye kadar devam eder. Etkileşimde, uyumun uyumsuzluğa dönüşümü ölüm olarak adlandırılır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
(İmmün Sistem) Bağışıklık Yetersizliği |
 |
|
| |
|
|
|
(İmmün Sistem) Bağışıklık Yetersizliği
Bağışıklık yetersizliği hastalıkları ortak özellikleri infeksiyona duyarlığın artması olan çeşitli hastalıklardan oluşan bir gruptur. Birincil bağışıklık yetersizliği bağışıklık bozukluğunun olduğu yere göre sınıflanır : B hücresi (antikor yapan hücreler), T hücresi virus ve diğer mikroplarla savaşan ve/veya antikor yapan hücrelere yardım eden hücre), fagositoz (Mikropların savunma hücrelerinin içine alınıp parçalanması) işlemine ve komplemana (bagisiklik sisteminde çeşitli görevleri olan sıvısal proteinler) özgüdür. Her sistem bağımsız olarak yada bağışıklık sistemlerinden biri veya birkaçıyla birlikte davranabilir. Bağışıklık yetersizliği doğumsal (X genine bağlı antikor yoklugu), edinsel (degisken antikor eksikligi, edinsel bağışıklık yetersizliği sendromu=AIDS) ), dogumsal bir anormalliğe ikincil (DiGeorge sendromu) ya da idiyopatik (sebebi bilinmeyen) olabilir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Hipofiz Bezi |
 |
|
| |
|
|
|
Hipofiz Bezi
Hipofiz bezinin hipotalamusa komşu olduğunu belirtmiştik. Bu bez beynin diensefalon bölgesinde bulunur, ancak boyutu oldukça küçüktür (bir nohut tanesi kadardır) ve bir sap aracılığı ile beyine bağlanmıştır. Bu sap
" İnfundibular sap " adını alır. Hipofiz bezinin salgıladığı hormonlar oldukça önemli görevleri yerine getirirler. Büyümeden üremeye, su emiliminden kan basıncı dengesine kadar birçok organın kontrolünü sağlayan hormonları üretir ve kana verir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Gen Hırsızı Virüsler |
 |
|
| |
|
|
|
Gen Hırsızı Virüsler
Amerikalı bir araştırmacı, virüslerin, bakterilerden gen çalarak yeni patojenlere (hastalık yapıcı organizma) dönüşebildiklerini öne sürdü. California'nın Rosemead | | | |