 |
Hikaye Roman Hakkında Bilgiler |
 |
|
| |
|
|
|
Hikaye Roman Hakkında Bilgiler
ÖZET: ROMAN
İnsanların yaşadıkları ya da yaşayabilecekleri olayları, yere, zamana ve şahsa bağlayarak anlatan eserlere roman denir.
*Romanda olaylar geniş ve ayrıntılı olarak anlatılır.
*Ana olayetrafında olayciklar vardır.
*Şahıs kadrosu geniştir.Karakter çözümlemeleri yapılır.
*Zaman olarak geri dönüşler olur. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Divan Şiirinin Nazım Biçimleri |
 |
|
| |
|
|
|
Divan Şiirinin Nazım Biçimleri
Ölçülü ve uyaklı söz ya da yazıya "manzum" ya da "manzume" denir. Şiirde dize sayısı, dörtlük sayısı, sıralanış düzeni, uyak yapısı gibi dış özelliklerin tümü, nazım biçimini oluşturur. Divan şiirinde pek çok nazım biçimi vardır, ama bazıları daha yaygın olarak kullanılmıştır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Divan Edebiyatı Sanatçıları |
 |
|
| |
|
|
|
Divan Edebiyatı Sanatçıları
İVAN EDEBİYATI SANATÇILARINDAN BAZILARI13.yy da Anadolu da dini konularda yazan Sultan Velet Ahmet Fakih ve Şeyyad Hamza yı görürüz.Bu yy da din dışı konularda şiirler yazan ilk divan şairi olarak Hoca Dehhan-i görürüz.HOCA DEHHANİ *13.yy da yaşamıştır.Horasan Türklerindendir.*İran edebiyatı etkisiyle din dışı şiirler yazdı.*Divan edebiyatının ilk şairi olarak kabul edilir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Divan Edebiyatında Düz Yazı Biçimler |
 |
|
| |
|
|
|
Divan Edebiyatında Düz Yazı Biçimler
Divan edebiyatında üç tür düzyazı biçimi vardır. Yalın düzyazı, süslü düzyazı ve orta düzyazı. Yalın düzyazıda halkın konuştuğu dil kullanılmış, halk kitapları, halk öyküleri, Kur’an tefsirleri, hadis açıklamaları bu türde yazılmıştır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Divan Edebiyatında Aruz Ölcüsü |
 |
|
| |
|
|
|
Divan Edebiyatında Aruz Ölcüsü
Divan şiirinin ölçüsü "aruz"dur. Aruz’da açık ve kapalı heceler çeşitli kalıplarda, kendilerine özgü bir düzen içinde sıralanır. Şairler eserlerini yazarken seçtikleri kalıba mutlaka uymak zorundadır. Aruz, esas olarak hecelerin uzunluğu kısalığı temeline dayanan şiir ölçüsüdür. İlk kez Arap dilcisi İmam Halil bin Ahmed tarafından kullanıldı. Türklerin İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra medrese kültürü ile yetişen şairlerin Farsça’yı edebiyat dili olarak benimsemeleri, aruzun Türk edebiyatına da girmesini sağladı. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 13. Yüzyıl |
 |
|
| |
|
|
|
On üçüncü yüzyılda karşılaştığımız simâların başında, eserlerinde yer yer Türkçe kelimelere ve mülemmâlara yer veren Mevlâna Celâleddin-i Rûmî (1207-1273) görülmektedir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 16. Yüzyıl |
 |
|
| |
|
|
|
On altıncı yüzyılda Kânûnî Sultan Süleyman’a Câmelnâme şeklinde tercüme ve takdim edilen; Abdi Mûsâ tarafından 1429-30 (H.833) yılında yazılan Camasbnâme, İkinci Murad devrinin bir başka mesnevîsidir. 5122 beyit olan eser, daha çok, bir masal kitabıdır. Fakat eserde Danyal peygamberin hayatı ile ilgili bir kısım da vardır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 19. Yüzyıl |
 |
|
| |
|
|
|
Osmanlı Devleti, 19. yüzyıla karışıklıklar içinde girmiştir. Devlet, düzenli ordudan mahrumdur. Artık, Yeniçeri Ocağı asker olmaktan çıkmış, devletin başına gaileler açmaktadır. Avrupa’nın durumu gün geçtikçe Osmanlı aleyhine değişmekteydi. Ancak, 18. asırdan itibaren bu durum takip edilmekte idi. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Türk Yazı Dilinin Tarihî Gelişmesi |
 |
|
| |
|
|
|
Eski Türkçe: Eski Türkçe devresi, Türk dilinin bilinen ilk devresidir, ana Türkçe devresidir. Türkçe'nin bütün yapısı bu devre ile izah edilir. Öncesi, Türkçe'nin karanlık devresi olup, Çuvaşça ve Yakutça ile, daha ileride Moğolca ile birleşir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Alper Tunga Destani |
 |
|
| |
|
|
|
Yaradılış Destanından sonra bilinen ilk büyük ve millî Türk Destanı Alp Er Tunga Destanıdır. Fakat bu destanın, hattâ özeti hakkında dahî kesin bilgiler edinilmiş değildir; çok eski çağlarda ve Türk Boylan arasında böyle bir destanın söylenmiş olduğu, bilinmeyen sebeplerden, belki de bu destanlardan sonra çekirdeklenmeye başlayan ve daha etkili bir şekilde Türk Boylarını coşturan destanlar, özellikle Oğuz Kağan Destanının etkisiyle unutulmağa başlamış olabileceği varsayımını kabul etmek zorundayız,
|
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
OĞuz KaĞan Destani I |
 |
|
| |
|
|
|
12. OĞUZ'UN TOPLUM DÜZENİ "ZAMAN BİRİMLERİNE" GÖRE
"Oğuz-Han'ın oğulları ile boylarının sayıları birer takvim rakamları idiler":
Oğuz destanı, eski Türk düşünce ve toplumunun, mantık üzerine kurulmuş düzenlerini göstermesi bakımından, büyük bir öneme sahiptir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Divan Edebiyatı Nazim Şekilleri |
 |
|
| |
|
|
|
Divan Edebiyatı Nazim Şekilleri
Divan Edebiyatı Nazim Şekilleri
Kaside
• Daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir. Kaside 6 bölümden oluşur:
|
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 17. Yüzyıl |
 |
|
| |
|
|
|
17. yüzyılda Osmanlı Edebiyatı içerisinde, halka daha dönük bir edebiyat ortaya çıkmıştır. Bu bakımdan 17. asır, Osmanlı Halk Edebiyatının altın çağını meydan getirmiştir. Serpinti ve tesirleri, 18. asır Osmanlı Türk Saray Edebiyatına da ulaşan bu edebiyat sayesinde, Divan şiirinde bile mahallîlik ortaya çıkmış, hattâ devrin Nedim gibi ünlü şâirleri, bu cereyanın içinde türkü bile yazmıştır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914) |
 |
|
| |
|
|
|
Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914)
1 Mart 1847’de İstanbul’da doğdu. 31 Nisan 1914’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. 19'uncu Yüzyıl Osmanlı edebiyatının önemli isimlerinden. Tanzimat'ın ilk yıllarında Takvimhane Nazırı Recai Efendi'nin oğlu. Babasından Arapça ve Farsça öğrendi. 1858'de ilköğretimini tamamladı. Harbiye İdadisi'ni sağlık nedeniyle yarıda bıraktı. 1862'de Hariciye Nezareti Mektub-i Kalemi'ne girdi. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 14. Yüzyıl |
 |
|
| |
|
|
|
On dördüncü yüzyılda, on üçüncü asra nispetle eserlerin bir hayli çoğaldığı görülür. Konuda ve türde çeşitlilik artmış, bu yüzyılda artık edebiyatımızda Yunus’tan sonra başka divanlar da görülmeye başlamıştır. Bilhassa mesnevî vâdisinde yazılan eserler bu devrin edebî hareketine çeşitlilik kazandırmışlar ve canlılık getirmişlerdir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 18. Yüzyıl |
 |
|
| |
|
|
|
On sekizinci yüzyılda Osmanlı Edebiyatı, devletin düştüğü iç ve dış sarsıntılara rağmen 17. yüzyıldaki kuvvet ve kudretinden bir şey kaybetmez. Yalnız bu asrın edebiyatında cemiyete dönüklük ve bir mahallîlik rüzgârı esmektedir. Devrin sanata düşkün ve milletinin refahını temine çalışan hükümdarları mevcuttur. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 20. Yüzyıl |
 |
|
| |
|
|
|
Yirminci yüzyıl Osmanlı-Türk Edebiyatının belli başlı edipleri Cumhuriyet Devrinde yaşarlar. Bu asrın şiirle uğraşan tek padişahı Sultan Beşinci Mehmed Reşâd’dır. Asra girerken Fecr-i Âtî Edebî zümresiyle karşılaşılır |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
1940 SONRASI EDEBİYATI |
 |
|
| |
|
|
|
1940 SONRASI EDEBİYATI
İkinci Dünya Savaşı sonrasında “insan”, “yaşam” ve “dünya” arasında güvenilir olmayı gerektirir; yeni ortaya çıkan dünya görüşleri; sanat anlayışımızda köklü değişikliklere yol açar. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
BATILI ANLAMDA TÜRK TİYATROSU |
 |
|
| |
|
|
|
BATILI ANLAMDA TÜRK TİYATROSU
Türk halkı Batı modelinde tiyatroyla azınlıkların sunduğu tiyatro gösterileri yoluyla bir ölçüde tanışıyordu. Osmanlı sarayı ise yabancı toplulukların gösterilerine büyük önem vermiştir, Batı tiyatrosunu Türk halkından daha önce benimsemiştir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU |
 |
|
| |
|
|
|
GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU
Geleneksel Türk tiyatrosu seyirlik, köy oyunları ve halk tiyatrosu geleneğini içerecek bir biçimde, hem sözsüz, hem de söze dayanan dramatik nitelikli oyunlar için kullanılmaktadır. Seyirlik köy oyunları eski Ön Asya uygarlıklarının bolluk törenleri ile Anadolu'ya göç etmiş Türklerin atalarının kültüründe yer alan şaman törenlerinin birleşiminden oluşmuştur. Seyirlik köy oyunlarının yanında, gene şaman kültüründen izler taşıyan köy kuklası'da bugün varlığını sürdürmektedir. Şii kültürünün ürünü olan taziye geleneğinin izleri de kırsal kesimde muharrem törenlerinde anlatı düzeyinde görülür. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Yükselme Dönemi Denizlerdeki Gelişmeler |
 |
|
| |
|
|
|
* Rodos’un Fethi (1522) : Konumu çok önemli olan bu adanın fethiyle Ege Denizi’nin güvenliği büyük ölçüde sağlanmıştır.
* Cezayir’in Alınması (1533) : Barbaros’un Kaptan-ı Derya olması ile savaşılmadan Osmanlı topraklarına katılmıştır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Gerileme Dönemi Islahat Hareketleri |
 |
|
| |
|
|
|
Lale Devri (1718 – 1730) : Pasarofça Antlaşmasıyla başlamış, Patrona Halil İsyanı’yla sona ermiştir. Bu dönemde Avrupa’nın üstünlüğü anlaşılmış ve ilk kez Avrupa örnek alınarak ıslahatlar yapılmıştır. Bu dönemde askeri ıslahat yoktur. Yapılan ıslahatlar : |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Devleti Dağılma Dönemi Siyasi Olaylar |
 |
|
| |
|
|
|
Napolyon’un Mısır’ı İşgali (1798 – 1801)
Fransız İhtilali sonucu ortaya çıkan İhtilal Savaşları’nda büyük başarı kazanan napolyon, İngiltere’nin Akdeniz’deki üstünlüğüne son vermek amacıyla 1798’de Mısır’ı İşgal etmiştir. Osmanlı Devleti İngiltere ve Rusya’dan yardım istemiştir. Fransız donanması Mısır önlerinde İngilizler tarafından yakılmıştır. Osmanlı Devleti’ni barışa zorlamak isteyen Napolyon, Akka Kalesi’ni kuşatmışsa da Cezzar Ahmet Paşa yönetimindeki Nizam-ı Cedit orduları karşısında ilk mağlubiyetini almıştır. 1801 El-Ariş Antlaşması’nı imzalayan Fransa Mısır’dan çekilmiştir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Türklerin Orta Asya'dan Çıkışı ve Göçler |
 |
|
| |
|
|
|
Türklerin tarih içerisinde çok geniş bir coğrafyaya yayıldıkları ve göç ettikleri bölgede güçlü devletler kurduklarını biliyoruz. Bu Türk göçleri, atalarımızın ilkel göçebe bir toplum yapısına sahip oldukları gibi, yanlış ve haksız bir iddianın da mesnedi olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Halbuki bu göçlerin sebep ve sonuçları göz önüne alındığında, Türklerin ilkel göçebe bir anlayışla değil, aksine, kendine has yüksek bir kültür ve medeniyetin sahibi ve yayıcısı olarak göç ettikleri görülür. Dünya üzerinde atı ilk kez ehlileştiren ve onu binek hayvanı olarak kullanan Türkler, atın sağladığı hız ile yüksek devlet ve toplum telâkkilerini geniş coğrafyalar üzerinde hâkim kılmıştır. Konar göçer, atlı yaşantının temelinde büyük oranda hayvancılık ve kendine yeterli bir ziraat kültürü yer alır |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Miryokefelon Savaşı ve Türk Tarihindeki Önemi |
 |
|
| |
|
|
|
17 Eylül 1176 tarihinde Salı günü olmuştur
Türklerin kazandığı bu zafer Anadolu'nun Türk hakimiyeti altında kalmasını kesinleştiren savaş olarak bilinmektedir.
|
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
İzmirin İşgaline Tepkiler |
 |
|
| |
|
|
|
Bilindiği gibi Lloyd george, Clémanceau ve Wilson'dan oluşan Yüksek Konsey, L. George'un davetiyle Anadolu'da asayişsizliğini hüküm sürdüğünü ve Hristiyan halkın tehlikede olduğunu bahane ederek 15 Mayıs 1919'da Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasına izin vermiş. Yunan kuvvetleri vali ve kolordu komutanının pasif tutumlarının da yardımıyla kenti işgal etmişlerdi. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Kurtuluş Savaşını Yönlendiren Kongreler |
 |
|
| |
|
|
|
YER TARİH
1. Kars Milli İslam Şurası 14 Kasım 1918
2. Kars Milli İslam Şurası 30 Kasım 1918
3. Kars Milli İslam Şurası 17-18 Ocak 1919
İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye
Cemiyeti Kongresi 17-19 Mart 1919 |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Mustafa Kemal Paşanın Ankaraya Gönderilmesi |
 |
|
|
| |