 |
Yükselme Dönemi Denizlerdeki Gelişmeler |
 |
|
| |
|
|
|
* Rodos’un Fethi (1522) : Konumu çok önemli olan bu adanın fethiyle Ege Denizi’nin güvenliği büyük ölçüde sağlanmıştır.
* Cezayir’in Alınması (1533) : Barbaros’un Kaptan-ı Derya olması ile savaşılmadan Osmanlı topraklarına katılmıştır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Gerileme Dönemi Islahat Hareketleri |
 |
|
| |
|
|
|
Lale Devri (1718 – 1730) : Pasarofça Antlaşmasıyla başlamış, Patrona Halil İsyanı’yla sona ermiştir. Bu dönemde Avrupa’nın üstünlüğü anlaşılmış ve ilk kez Avrupa örnek alınarak ıslahatlar yapılmıştır. Bu dönemde askeri ıslahat yoktur. Yapılan ıslahatlar : |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Devleti Dağılma Dönemi Siyasi Olaylar |
 |
|
| |
|
|
|
Napolyon’un Mısır’ı İşgali (1798 – 1801)
Fransız İhtilali sonucu ortaya çıkan İhtilal Savaşları’nda büyük başarı kazanan napolyon, İngiltere’nin Akdeniz’deki üstünlüğüne son vermek amacıyla 1798’de Mısır’ı İşgal etmiştir. Osmanlı Devleti İngiltere ve Rusya’dan yardım istemiştir. Fransız donanması Mısır önlerinde İngilizler tarafından yakılmıştır. Osmanlı Devleti’ni barışa zorlamak isteyen Napolyon, Akka Kalesi’ni kuşatmışsa da Cezzar Ahmet Paşa yönetimindeki Nizam-ı Cedit orduları karşısında ilk mağlubiyetini almıştır. 1801 El-Ariş Antlaşması’nı imzalayan Fransa Mısır’dan çekilmiştir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Türklerin Orta Asya'dan Çıkışı ve Göçler |
 |
|
| |
|
|
|
Türklerin tarih içerisinde çok geniş bir coğrafyaya yayıldıkları ve göç ettikleri bölgede güçlü devletler kurduklarını biliyoruz. Bu Türk göçleri, atalarımızın ilkel göçebe bir toplum yapısına sahip oldukları gibi, yanlış ve haksız bir iddianın da mesnedi olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Halbuki bu göçlerin sebep ve sonuçları göz önüne alındığında, Türklerin ilkel göçebe bir anlayışla değil, aksine, kendine has yüksek bir kültür ve medeniyetin sahibi ve yayıcısı olarak göç ettikleri görülür. Dünya üzerinde atı ilk kez ehlileştiren ve onu binek hayvanı olarak kullanan Türkler, atın sağladığı hız ile yüksek devlet ve toplum telâkkilerini geniş coğrafyalar üzerinde hâkim kılmıştır. Konar göçer, atlı yaşantının temelinde büyük oranda hayvancılık ve kendine yeterli bir ziraat kültürü yer alır |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Miryokefelon Savaşı ve Türk Tarihindeki Önemi |
 |
|
| |
|
|
|
17 Eylül 1176 tarihinde Salı günü olmuştur
Türklerin kazandığı bu zafer Anadolu'nun Türk hakimiyeti altında kalmasını kesinleştiren savaş olarak bilinmektedir.
|
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
İzmirin İşgaline Tepkiler |
 |
|
| |
|
|
|
Bilindiği gibi Lloyd george, Clémanceau ve Wilson'dan oluşan Yüksek Konsey, L. George'un davetiyle Anadolu'da asayişsizliğini hüküm sürdüğünü ve Hristiyan halkın tehlikede olduğunu bahane ederek 15 Mayıs 1919'da Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasına izin vermiş. Yunan kuvvetleri vali ve kolordu komutanının pasif tutumlarının da yardımıyla kenti işgal etmişlerdi. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Kurtuluş Savaşını Yönlendiren Kongreler |
 |
|
| |
|
|
|
YER TARİH
1. Kars Milli İslam Şurası 14 Kasım 1918
2. Kars Milli İslam Şurası 30 Kasım 1918
3. Kars Milli İslam Şurası 17-18 Ocak 1919
İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye
Cemiyeti Kongresi 17-19 Mart 1919 |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Mustafa Kemal Paşanın Ankaraya Gönderilmesi |
 |
|
| |
|
|
|
M. Kemal Paşa İstanbul'a geldikten sonra, İzzet Paşa Kabinesi'nin düştüğünü görmüş ve İstanbul'da kalarak Kabine'de Harbiye Nazırı olmak, böylece ordunun terhisini, silah ve cephanenin İtilaf Devletleri'ne teslimini engelleyebilmek istemiş fakat başaramamıştır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbula Gelmesi |
 |
|
| |
|
|
|
Tarihin ilginç bir rastlantısı olarak, M. Kemal Paşa 13. Kasım 1918 günü Haydarpaşa'da Adana treninden inip, vapurla İstanbul yakasına geçmek isterken, İtilaf Devletleri'nin 60 parçalık büyük filosu da, Çanakkale Savaşları'nda geçemedikleri Çanakkale Boğazı'nı geçmişler ve İstanbul'da demir atıyorlardı. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
İlk Anayasanın Kabulü |
 |
|
| |
|
|
|
Cephelerde savaşlar sürerken T.B.M.M.'nde yeni bir anayasa hazırlanmaktaydı. 23 Nisan 1920'de ulus egemenliğine dayanan yeni bir devletin temelleri atılmıştı. Fakat bu yeni devletin bir anayasası henüz yoktu. 18 Eylül 1920'de Meclis'e yeni Anayasa tasarısı ve bunun gerekçesi olmak üzere bir halkçılık programı sunuldu. Yeni Türk Devleti düşüncesi artık açıkça ortaya konuyordu. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Düzenli Ordunun Kurulması |
 |
|
| |
|
|
|
İstanbul Hükümeti ve işgal devletlerinin kışkırtmalarıyla çıkan ayaklanmaları bastırmak ve günden güne ilerleyen Yunan ordusunu durdurmak, ancak düzenli bir ordu ile mümkündü. Bu iki sorun çözülmeden bağımsızlığı elde etmek imkansızdı. Mondros Mütarekesinden sonra ordular terhis edilmişti. Elde Kazım Karabekir'in komutanı olduğu Erzurum'daki 15. Kolordu'dan başka, gerçek savaş gücü taşıyan birlik yoktu. Ordu yalnız boş kadrolar durumundaydı. Gerek Temsil Heyeti, gerek ardından kurulan yeni Meclis silahlanmaya ve seferberliğe gidecek durumda değildi. Ancak, ayaklanmalar bastırılmalı ve Yunan ilerleyişi durdurulmalıydı. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
İstanbul'un İşgali |
 |
|
| |
|
|
|
Mondros Ateşkesinden sonra 13 Kasım 1918'de İstanbul'a giren İtilaf Devletlerinin kuvvetleri İstanbul'da bulunmakta idiler. Padişah Hükümeti'nin her hareketini yakından takip ediyorlardı. Bilhassa Mebuslar Meclisi'nin müzakereleriyle alakadardılar. İstanbul Hükümeti'nin Anadolu ile birleşmesi, Türk toprakları üzerindeki isteklerine engel olabilirdi. Bu sebeple, İstanbul Hükümeti üzerine baskı yaparak bu birleşmeğe engel olmağa çalıştılar. Fakat Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin Misakı Milli'yi kabulü, İtilaf Devletleri'ni korkuttu. Bunun üzerine Paris'teki "Yüksek Meclis" İstanbul'un işgalini ve milliyetçi Türk milletvekillerinin tutuklanmasını kararlaştırdı. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
TBMM'nin Kurulması |
 |
|
| |
|
|
|
Son Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin kapatılması ve İstanbul'un işgali üzerine, Mustafa Kemal Türk Milletine yayınladığı beyannamede:
Yedi yüz senelik Osmanlı Devleti'nin hayat ve hakimiyetinin sona erdiğini, Türk Milletinin medeni kabiliyetini, hayat ve istiklal hakkını ve bütün istikbalini korumaya çağırıldığını bildiriyordu. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Son Osmanlı Mebusan Meclisinin Açılması |
 |
|
| |
|
|
|
Sivas Kongresi'nde alınan kararlardan biri de Meclisi Mebusanın toplanması idi. Temsil Heyeti'nin ısrarı üzerine Padişah ve İstanbul Hükümeti, Osmanlı Mebuslar Meclisi'ni toplamağa karar verdi. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi Deniz Siyaseti |
 |
|
| |
|
|
|
Kanûnî Sultan Süleyman'ın Cezayir Beylerbeyisi Barbaros Hayrettin Paşa'şı İstanbul'a çağırması ile Akdeniz politikasında yeni bir safha başlar. 18 amirali ve kudretli donanması ile Cezayir'den İstanbul'a gelen (27 Aralık 1533) Barbaros, kaptan-ı derya tayin edildi (16 Nisan 1534).Barbaros Tunus'u fethetti (22 Ağustos 1534) ise de İmparator-Kral Charles-Quint bizzat gelerek Tunus'u Türklerden aldı (21 Temmuz 1535). Ülkenin kuzey kesimi, İspanyol nüfuzunda Araplar'da, orta ve güney kesimi ise Osmanlı'da kaldı. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Yükselme Dönemi Doğu Siyaseti |
 |
|
| |
|
|
|
1514 darbesi 1533'e kadar 19 yıl, dünyanın Türkiye'den sonra gelen 2. devleti durumundaki İran Türk Safevî imparatorluğunu hareketsiz kıldı. Ama stratejik çekişmeyi ortadan kaldırmak mümkün değildi. Kanûnî devrinde bütün Arap ülkelerini, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'ndan Atlas Okyanusu'na kadar ele geçirmek siyaseti güdüldü. Behemehâl Basra Körfezi'ne inmek, Kafkasya'ya tırmanmak icap ediyordu. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Devletinin İmparatorluk Olmasına Doğru |
 |
|
| |
|
|
|
Doğu Roma Fatihi olarak Edirne'ye dönen II. Mehmed, Karaman ve Bizans'tan sonra üçüncü seferde Cenevizlilerden Enez'i aldı (1453 sonu) ve Kırım'a bir donanma gönderdi (1454 Temmuz'u). 1454'te ilk Sırbistan seferine çıktı. Kuzey Ege adalarını donanma göndererek ele geçirdi ve ilk Rodos seferini yaptırdı, fakat bu adayı alamadı. İkinci Sırbistan onun altıncı seferidir (1455, 1456). Bu ikincisinde babasından sonra tekrar Belgrad'ı muhasara etti. Kaleyi savunan Hünyadi Yanoş öldü. Fatih yaralandı, fakat Belgrad düşmedi. 1455'te Boğdan Prensliği de Osmanlı metbûluğunu kabul etti. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Fatih Sultan Mehmed'in Reformları |
 |
|
| |
|
|
|
Fatih Sultan Mehmed döneminde İstanbul fethedilmiş ve devletten imparatorluğa geçilmiştir. Bu dönemde, sınırlar oldukça genişlemiş, Osmanlılar iki kıtanın ve iki denizin hakimi durumuna gelmişlerdi. Böyle geniş bir sınıra sahip olan Osmanlı imparatorluğu, içinde bir çok milleti barındırıyordu.
Fatih Sultan Mehmed, fetih siyaseti, imparatorluğun yapısı( birçok milleti içinde barındırması yönünden), devletin sınırlarının genişlemesi ve bu geniş sınırlar içinde merkeze bağlı bir yönetim anlayışı çerçevesinde siyasî, iktisadî, askerî, hukukî ve sosyal açıdan önemli değişiklikler yapmıştır. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Sultan 2.Murad Dönemi |
 |
|
| |
|
|
|
1404 Haziran'inda Amasya'da dünyaya gelen Murad, babasi Çelebi Sultan Mehmed (Birinci Mehmed)'in vefati üzerine daha 17 veya 18 yasinda bir delikanli iken Osmanli tahtina geçip idareyi eline almak zorunda kaldi. Ileride de temas edilip görülecegi gibi onun yönetimde bulundugu dönem, idarî, mülkî ve hukukî mekanizmanin istikrarli bir sekilde intizam ve ahenkle yürüyen bir devir olmustu. Bununla beraber hâlâ Timur âfetinden kalma ve islemekte bulunan bazi yaralarin bulunduguna isaret etmek gerekir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Süleyman Çelebi Dönemi |
 |
|
| |
|
|
|
I. MEHMED
Osmanli sultanlari içinde "Mehmed" adini tasiyan ilk hükümdar olan Çelebi Sultan Mehmed'in gerek dogumu, gerekse Yildirim Bâyezid'in kaçinci oglu oldugu hakkinda farkli görüsler bulunmaktadir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Fetret Devri |
 |
|
| |
|
|
|
Osmanli tarihinde, kardeslerin saltanat mücadelisi verdikleri ve 1413 yilina kadar devam eden karisikliklar dönemi diyebilecegimiz "Fetret Devri", Timur'un uyguladigi bir siyasetin sonucu olarak ortaya çikmistir.
|
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Genç Osman'ın Yapmak İstedikleri |
 |
|
| |
|
|
|
Ikinci Osman, Sultan Birinci Ahmed'in büyük ogludur. 3 Kasim 1604 Çarsamba günü Istanbul'da dogmus ve Osmanogullari'nin on altincisi olarak on dört yasinda taht'da çikmis, böyle küçük yasta cülûsu dolayisiyle «Genç Osmani» diye anilagelmistir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Devletinde Duraklama |
 |
|
| |
|
|
|
III. Mehmet zamaninda Avusturya'ya karsi devam ettirilen savaslarda Egri, Kanije ve Haçova zaferleri elde edilmisse de I. Ahmet (1604-1617), Zitvatorok Antlasmasini imzalayarak (1606), Osmanlinin, Avrupa'daki üstünlügünün sona erdigini bir anlamda kabul ediyordu. Her ne kadar ele geçen topraklar bu anlasmayla Osmanlida kaliyorsa da, artik iki devletin "esit" sayildigi hükme baglanmisti. XVI.yüzyil baslarindan itibaren Avusturya ve Iran'la girilen uzun savaslar, ehliyetsiz idareciler, liyakatin yerini iltimas ve rüsvetin almasi, buna bagli olarak devletin askerî ve iktisadî düzeninin temelini olusturan timar sisteminin bozulmaya baslamasi, devletin güç ve otoritesini, halkin huzur ve asayisini güvenligini sarsmistir. XVII. yüzyila girilirken bu olumsuz sartlar, anarsinin artmasina sebep olmustur. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Anarşinin Hortlaması Ve Köprülüler |
 |
|
| |
|
|
|
IV. Murad'ın yerine kardeşi İbrahim Han (1640-1648) geçti. Onun saltanatı yıllarına Samur Devri denmektedir. Saltanatının ilk yarısı, ağabeyinin devrinin devamı gibidir. İkinci yarısında huzur bozulur ve anarşi hortlar. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Duraklama Dönemi ve Son Başarılar |
 |
|
| |
|
|
|
III. Mehmet zamaninda Avusturya'ya karsi devam ettirilen savaslarda Egri, Kanije ve Haçova zaferleri elde edilmisse de I. Ahmet (1604-1617), Zitvatorok Antlasmasini imzalayarak (1606), Osmanlinin, Avrupa'daki üstünlügünün sona erdigini bir anlamda kabul ediyordu. Her ne kadar ele geçen topraklar bu anlasmayla Osmanlida kaliyorsa da, artik iki devletin "esit" sayildigi hükme baglanmisti. XVI.yüzyil baslarindan itibaren Avusturya ve Iran'la girilen uzun savaslar, ehliyetsiz idareciler, liyakatin yerini iltimas ve rüsvetin almasi, buna bagli olarak devletin askerî ve iktisadî düzeninin temelini olusturan timar sisteminin bozulmaya baslamasi, devletin güç ve otoritesini, halkin huzur ve asayisini güvenligini sarsmistir. XVII. yüzyila girilirken bu olumsuz sartlar, anarsinin artmasina sebep olmustur. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Lale Devri |
 |
|
| |
|
|
|
Pasarofça Antlasmasi neticesinde ortaya çikan barisi iyi kullanmak isteyen Osmanlilar, artik Avrupa karsisinda savunma durumunda kalacagini anladigindan, Balkanlardaki sinir kalelerini tahkim etme, bölge halkini yaninda tutmak için vergileri azaltma siyaseti uygulamaya agirlik vermekteydi. Damat Ibrahim Pasa, Osmanlilara üstünlük kurmus olan Avrupa'yi her yönüyle tanimak için Avrupa baskentlerine elçiler göndertti. 1718-1730 yillari arasindaki bu dönem, sanatta lâle motifinin islenmesi sebebiyle "Lâle Devri" adiyla anilmaktadir. Bu dönemde matbaa açilmasi, çini ve kumas fabrikasi kurulmasi gibi bazi müspet yenilikler yapilmissa da, III. Ahmet ve saray çevresinin sasali eglenceleri ve harcamalari huzursuzlugu artirmaktaydi. Damat Ibrahim Pasa'nin, Iran'a karsi baslatilan savasta (1722) kesin netice alamamasi ve uzayan savas esnasinda Tebriz'in sadrazamin gizli emriyle Iran'a terk edildigi haberi, muhalefetin harekete geçmesine yetti. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi |
 |
|
| |
|
|
|
1764 yilinda Rusya, Osmanlilarin toprak bütünlügünü garanti ettigi Lehistan'i isgal etmis ve kaçan mülteciler Osmanli sinirini geçen Ruslar tarafindan katledilmistir. Bu olay üzerine Osmanli Devleti Rusya'ya savas ilân etmistir(1768). Ruslar, Baserabya ve Kirim'i isgal ettikleri gibi, Ingilizlerin de yardimiyla, Baltik filosonu Akdeniz'e göndererek, Mora Rumlarini isyana tesvik etmisler ve Çesme'de demirli Osmanli donanmasini gafil avlayarak, gemileri yakmislardir. |
| |
|
|
Yazan: meerthus
| 29 Temmuz 2008
| Yorum (0)
| Konunun Devamını Oku
|
|
|
|
|
|
 |
1806-1812 Osmanlı-Rus Savaş |
 |
|
|
| |