Mobilya Oturma grupları sohbet Güzel Sözler selena assos Sohbet Chat Sohbet Sohbet odaları Sohbet kanalları Türkçe & Edebiyat » DersNotlari.Biz-Ücretsiz Ödev Arşivi Ve Bilgi Portalı
Dersnotlari.Biz
Anasayfa | Kayıt Ol! | İstatistikler | Gelişmiş Arama | Yeni Eklenenler | RSS 
 
DersNotlari.Biz
 

Ödev Ara


 

Ataturk Adına Soylenenler

   
 

Ataturk Adına Soylenenler

Okuma: 42 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Atatürk, bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır. Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk'ün ve Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar, bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur. John F.KENNEDY (A.B.D. Başkanı, 10 Kasım 1963)
 
| Yazan: demirhan | 12 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Kaside

   
 

Kaside

Okuma: 133 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Kasideler, genellikle birini övmek ve yermek amacıyla yazılan şiirler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan divan edebiyatı şiirlerdir. Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir. Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur. Türk edebiyatında 13. yüzyılda kullanılmaya başlanır. Nazım birimi beyittir. Beyit sayısı 33-99 arasında değişir. Kasidenin ilk beyitine matla denir. Şair kasidesi içinde matlayı tekrar ederse tecdid-i matla denir. Matlayı birden çok tekrar ederse bu zat-ül metali veya zül metalidir. Kasidenin son beyitine makta , şairin mahlasının bulunduğu beyite taç beyit denir. Kasidenin en güzel beyiti beyt-ül kasid olarak isimlendirilir.


 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

…Gazel…

   
 

…Gazel…

Okuma: 107 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Gazel divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir. Önceleri Arap edebiyatında kasidenin tegaüzzül adı verilen bir bölümü iken sonra ayrı bir biçim halinde gelişmiştir. Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Daha fazla beyitten olaşan gazellere müyezzel ya da mutavvel gazel denilir. Gazelin ilk beyti matla, son beyti ise makta adını alır. Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır (musarra). Sonraki beyitlerin ilk dizeleri serbest ikinci dizeleri ilk beyitle uyaklı olur.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Mesnevi

   
 

Mesnevi

Okuma: 155 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Mesnevi özellikle Arap, Fars ve Osmanlı edebiyatında kendi aralarında uyaklı beyitlerden oluşan ve aruz ölçüsüyle yazılan divan edebiyatı şiir biçimidir. Arapça’da “müzdevice” denilen mesnevi türü ilk olarak 10. yüzyılda İran edebiyatında ortaya çıkmıştır. Türk edebiyatına girişi 11. yüzyılda Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig adlı yapıtıyla başlar. Kutadgu Bilig mesnevî nazım biçimiyle kaleme alınmış hacimli bir siyasetnâme örneğidir. Mesneviler öğüt verici bir olayı anlatan uzun şiirlerdir. Bu şiirlerde savaş, aşk, tarihi olaylar din ve tasavvuf konularıyla birlikte, çeşitli toplumsal konular da işlenir.

 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Müstezat

   
 

Müstezat

Okuma: 80 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Müstezat, Arapça’dan Türkçe’ye geçmiş bir kelimedir. Arapça, ziyade sözcüğünden kaynaklanır.

1) Kelime anlamı olarak çoğalması istenilen, artmış anlamına gelir. Günümüzde bu anlamıyla fazla kullanılmamaktadır.

2) Bir edebiyat terimi olarak, her dizesine bir küçük dize eklenmiş divan edebiyatı nazım türünü ifade eder.

 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Kıt’a

   
 

Kıt’a

Okuma: 88 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Sözlük anlamıyla “parça” demek olan Kıt’a, nazım terimi olarak iki ya da daha çok, 9-10 beyte kadar olan, matla’ ve mahlas beyti bulunmayan, gazelde olduğu gibi, yani xa xa xa kafiyeli bir nazım şeklinin adıdır. Matla’ ve mahlas beytinin yokluğu dışında da kıt’a ile gazel arasında şekil ve konu bakımlarından ayrılıklar vardır. İki beyitli kıt’a yazıldığı halde bu kadar kısa ga­zel yoktur. Ayrıca gazelin beyit sayısı sınırlı olduğu halde 15 beyitten de uzun 30-40 beyte kadar uzayan kıt’alar yazılmıştır. Böyle uzun kıt’alara Kıt’a-i ke­bîre denir.


 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Rubai

   
 

Rubai

Okuma: 99 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Rubai, kendine özgü bir ölçüsü olan, 4 dizelik ( mısralık ) bir divan edebiyatı nazım biçimidir. Tam bir anlam ifade eden, kendine özgü bir ölçüsü olan, dört dizelik bir nazım biçimidir. Rubailerde birinci, ikinci, dördüncü dizeler uyaklı, üçüncü dize ise serbesttir. İki beyitlik kıtalar biçiminde yazılmış rubailer de vardır. Her dizesi birbiriyle uyaklı rubailere “rubai-i musarra” ya da “terane” adı verilir. Rubainin, aruzun hezec bahrinden 24 kalıbı bulunur.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Tuyuğ

   
 

Tuyuğ

Okuma: 90 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Tuyuğ, Türklerin yaratıp Divan şiirine kazandırdığı nazım şeklidir. Maninin Divan edebiyatındaki karşılığı sayılabilir. Klasik Türk Edebiyatında aruzun fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan dört dizelik milli bir nazım biçimidir. Tek dörtlükten oluşur. Kafiyelenişi rubaiyle aynıdır: aaxa. Genellikle lirik tarzda olan ve aaaa şeklinde kafiyelenen tuyuğlara “Musarra Tuyuğ” denir. Manide olduğu gibi, cinaslı uyak kullanılır. Halk şiirinde 11′li kalıpla söylenen mani biçimindeki şiirlere de tuyuğ denir. Aruzun yalnız “fâilâtün - fâilâtün - fâilün” kalıbıyla yazılır.

 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Şarkı

   
 

Şarkı

Okuma: 117 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Şarkı, Divan şiirinde bestelenmek için yazılan uygun ölçü kalıpları ile yazılan ve çoğunlukla 4 dizelik ben***rden oluşan nazım birimidir.Kafiye düzeni; x: değişken aa xa şeklindedir. Türk Edebiyatında bestelenmek amacıyla yazılan milli bir nazım biçimidir. Halk edebiyatındaki türkünün karşılığıdır.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Murabba

   
 

Murabba

Okuma: 105 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Murabba (Osmanlıca: مربع), bent adı verilen dört dizelik kıt’alardan oluşan şiir türüdür. Kelime anlamı “dörtlük” demektir. Aynı ölçüde dörder dizelik bentlerden oluşan nazım şeklidir. Uyak düzeni genelde aaaa/bbba/ccca/ddda/… şeklinde olmakla beraber, ilk bendi kafiyeli olmayan ya da sonraki bentlerde kafiyesi tekrarlanmayan murabbalar da vardır. Çoğu zaman üç ila yedi bentten oluşur. Divan edebiyatında 15. yüzyılda sultanü’ş-şuara (şairler sultanı) unvanlı Ahmed Paşa tarafından kullanılmıştır. Tanzimat edebiyatında da Namık Kemal bu türün başarılı örneklerini vermiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren şarkı şeklinde bestelenen eserlerin büyük bir kısmı murabba tarzında yazılmıştır.

 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Terkib-i Bent

   
 

Terkib-i Bent

Okuma: 90 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir. Yaşamdan, talihten şikayet; felsefi düşünceler, dini, tasavvufi konular ve toplumsal yergilerin işlendiği şiirlerdir. En az beş en fazla on bentten oluşur. Her bent de beş ila 10 beyitten oluşur. Bentlerin kafiye düzeni gazele benzer. Her bendin (terkib-hane, kıta) sonunda vasıta beyti denen bir beyit vardır.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Terci-i Bent

   
 

Terci-i Bent

Okuma: 80 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Terci-i bend, uyakları(kafiyeleri) gazel biçiminde düzenlenmiş “hane” adı verilen 5-10 beyitlik şiir parçalarının (genellikle 5-12 hane) “vasıta” denen ve sürekli yinelenen bir beyit ile birbirine bağlanmasından oluşan nazım biçimidir. Bent sayısı ve bentlerdeki beyit sayısı bakımından terkib-i bentle aynıdır. Beyitler terkib-i bent gibi uyaklanır. Terci-i bentte bentleri birbirine bağlayan vasıta beyiti her bentten sonra aynen tekrarlanır. Terci-i bentte vasıta beyiti aynen tekrarlandığı için konular arasında uyum olmak zorundadır. Dolayısıyla terci-i bentte konu bütünlüğü vardır. Vasıta beyitinin uyaklanışı ise farklıdır.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Musammat

   
 

Musammat

Okuma: 155 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Ayrı bir nazım biçimi olmamakla birlikte gazeil ve bazı kasidelere uygulanan bir divan edebiyatı tekniğidir. Sözlük anlamı; inciyi ipe dizmek demektir. Ben***rden kurulu nazım biçimlerine (murabba, muhammes, müseddes, müsebba, müsemmem, mütessa, muaşşer, terbi, tahmis, taşdir, tesdis, tesbi, tesmin, tes-i, taşir, terkib-i bend ve terci-i bend) verilen genel addır. İlk bende geçen dize ya da beyitlerin, öbür ben***rin sonunda aynen yinelenmesiyle düzenlenen musammatlara mütekerrir musammat denir. İlk benddeki dize ya da beyitlerin, öbür öbür ben***rin sonundaki dize ve beyitlerle yalnızca uyak bakımından uyuşması durumunda musammat, müzdevic musammat adını alır.

 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Mani

   
 

Mani

Okuma: 92 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Mâni, başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türüdür. Çoğunlukla 7 heceli dört dizelik bir bendden meydana gelir. Ama dizeleri 4-5-8-10-14 heceli kalıplarla söylenmiş maniler de vardır. Birinci, ikinci dördüncü dizeler birbirleriyle kafiyeli, üçüncü dize serbesttir. Yani kafiye dizilişi aaxadır. Aaaxa düzeninde maniler de var. İlk iki dize hazırlık dizeleridir. Son iki dize ile anlam bağlantısı yoktur. Asıl anlatılmak istenen son iki dizede verilir. Maniler çok çeşitlidir. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani’dir.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

NİNNİ

   
 

NİNNİ

Okuma: 112 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

NİNNİ: Annelerin, bebeklerini sallayıp uyuturken veya ağladıklarında avuturken ezgi ile söyledikleri manzum (bazen de mensur) sözlere ninni denir. Annenin çocuğunu uyutmak için kendine özgü bir ezgiyle söylediği şiirlerdir. Belli bir kafiye ölçüsü olmadığı gibi, çoğu zaman dizeler arasında tam bir ölçü birliği de görülmez. Hatta ninnilerin dörtlükler halinde olmayanları da vardır.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Türkü

   
 

Türkü

Okuma: 133 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Türkçe ait ürün anlamındadır.Türküyü oluşturan dize grupları arasında tekrarlardan kavuştak bölümleri vardır. Türküler ezgilerine göre adlar;uzun havalar,kırık havalar(oyun havaları). Konusuna göre ise ölüm,ayrılık,savaş,çocuk,doğa…türküleri olur.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Ağıt

   
 

Ağıt

Okuma: 76 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Ağıt, genellikle bir ölüm’ün ya da acı, üzücü bir olayın ardından söylenen halk türkü’südür. Doğal afet’ler, ölüm, hastalık gibi çaresizlikler karşısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili sözlerdir. Ağıt söylemeye ağıt yakma, ağıt söyleyenlere ise ağıtçı denilmektedir.Ağıtın halk edebiyatındaki adı anonim, divan edebiyatındaki adı ise mersiyedir.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Koşma

   
 

Koşma

Okuma: 118 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Koşma, Türk Halk edebiyatında doğa, aşk, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar gibi konuların işlendiği en sık kullanılan şiir türü. Dörtlüklerden oluşur. Dörtlük sayısı genellikle 3, 5 arasındadır. Hece ölçüsünün 6+5 veya 4+4+3 duraklı 11’li kalıbıyla yazılır. Şair koşmanın son bendinde ismini ya da mahlasını söyler. Koşmalar dile getirilen duygular ve söylenişlerine göre koçaklama, güzelleme, taşlama, ağıt gibi isimler alır. Karşılıklı konuşma şeklinde yani “dedim” “dedi” diye başlayan dizelerle de söylenebilir. Bu tür koşmalara “mürâcaa” ismi verilir. Bütün kafiyeleri cinaslı olan koşmalara “tecnis” denir.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Semai

   
 

Semai

Okuma: 156 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Halk şiirinde hecenin sekizli ölçüsü ile koşma biçiminde düzenlenen ve özel bir ezgi ile söylenen şiirlerdir. Genellikle en az üç, en fazla beş dörtlükten oluşurlar. Çoğunlukla doğa, güzellik, ayrılık, kavuşma gibi duygusal ve lirik temaları işlerler. Semainin hece ölçüsünün yanında aruz ölçüsü kullanılarak yazılanları da vardır...
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (2) | Konunun Devamını Oku
 

Varsağı

   
 

Varsağı

Okuma: 157 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Özel bir ezgiyle söylenen koşmaya denir. Önce Güney Anadolu’da yaşayan Varsak Türkleri tarafından söylendiği için bu adla anılır. Semâiye benzer. Hece ölçüsünün en çok sekizli kalıbıyla yazılır. 4+4 duraklı veya duraksız olur. Kafiye şeması şöyledir: Xaxa bbba ccca.

 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Destan

   
 

Destan

Okuma: 111 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Destan milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış (savaş, göç, istilâ gibi) tarihî olayların (yangın, salgın hastalık, sel, deprem gibi) toplumsal ve doğal olayların çağdan çağa aktarılmış, aktarılırken de hayal unsurlarıyla oluşmuş, süslenmiş, değiştirilmiş manzum söylenceleridir.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

İlahi

   
 

İlahi

Okuma: 75 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

İlahi, Allah’ı övmek, O’na dua etmek ve en büyük aşkın Allah aşkı olduğunu belirtmek amacıyla yazılmıs makamla okunan dini tasavvufi halk edebiyatı nazım şeklidir. Arapça kökenli bir kelimedir. Bir başka kullanımı da şaşma ve sitem bildiren ünlemdir.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Nefes

   
 

Nefes

Okuma: 62 | Kategori - Türkçe & Edebiyat

Nefes, Dini temellere bağlı aşık edebiyatı nazım şekillerinden ilahilerin Alevi-Bekteşi aşıklarınca yazılanlarına denir. Konusu genellikle tasavvuftaki vahdet-i vücud, Alevi-Bektaşi ilkeleri, tarikat kurallarıyla ilgilidir. Dili sade bir Türkçe olan nefesler biçim olarak koşmaya benzer. Dörtlükler halinde hece ölçüsünün 7, 8, 11’li kalıpları ile ya da az da olsa aruzla yazılanlara rastlanmaktadır. Dörtlük sayısı 3-7 arasında değişir. Fazla da olabilir.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Deme

   
 

Deme

Okuma: 288 | Kategori - Türkçe & Edebiyat, Türkçe & Edebiyat Konu Anlatım

Halk edebiyatının “tasavvufi halk edebiyatı” ya da “tekke edebiyatı” denilen türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı. Ama Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en büyük şairi Yunus Emre’dir. Anadolu’da 19′uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişen bu edebiyat geleneğinin sürmesinde en önemli rolü Alevi-Bektaşi ve Melami-Hamzavi şairler oynadı.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Nutuk

   
 

Nutuk

Okuma: 72 | Kategori - Türkçe & Edebiyat, Türkçe & Edebiyat Konu Anlatım

Nutuk, tarikata yeni giren dervişlere, tarikat derecelerini, tarikat adâbını öğretmek için söylenmiş şiirlerdir. Türkmen Alevi ve Bektaşilerinin, aşık tarzı halk edebiyatı nazım türü olan nefese verdiği isimdir. Türün en önemli temsilcisi Kaygusuz Abdal’dır.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Devriye

   
 

Devriye

Okuma: 231 | Kategori - Türkçe & Edebiyat, Türkçe & Edebiyat Konu Anlatım

Devir kuramını anlatan şiirlere denir. Devir kuramı Muhammed’in “Ben nebî iken Âdem su ile çamur arasındaydı.” hadisi ile ilgilidir. Mutasavvıflara göre vücut halindeki Muhammed, yeryüzüne sonradan gelmiştir. Halbuki ruh halindeki Muhammed ezelden beri vardı. Vakti gelen ruh maddi aleme iner. Önce cemâdata (cansız varlıklara) sonra nebata (bitkilere), hayvana, insana en sonra da İnsan-ı Kamil’e geçer. Oradan da Allah’a döner ve onunla birleşir. Bu inişe nüzul, tekrar Allah’a dönüşe de huruc denir. Bu inişi ve çıkışı anlatan şiirlere devriye denir.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Şathiye

   
 

Şathiye

Okuma: 68 | Kategori - Türkçe & Edebiyat, Türkçe & Edebiyat Konu Anlatım

Dini ve tasavvufi halk şiirinde mizahi manzumelere genel olarak şathiye adı verilir. Şathiyeler, mutasavvuf şairlerce söylenmiş ya da yazılmış, tasavvufi inançları dile getiren, anlaşılması yorumlanmasına bağlı şiirlerdir. Tasavvufi konuları işleyenleri şathiyat-ı sûfiyâne adını alırlar. Şathiyelerde Allah’ın celâl sıfatının değil, cemâl sıfatının ön plana çıkarıldığı görülür. Bu tür şiirlere genellikle Bektaşi-Alevi şairlerinde rastlanır. Allah ile alay eder gibi yazılmış şathiyeler küfür sayılmıştır. Ama şathiyeler asla küfür değildir.Şathiyeler biçimce komik ve alaylı olabilir ama şathiyede aranan şiirin arkasındaki düşüncedir. Anlanıp yorumlandığında çok derin anlamlara sahip oldugu görülür.Şathiye çok derin tasavvufi konular işleyen felsefi şiirlerdir.Kaygusuz Abdal şathiye yazmıştır.
 
| Yazan: demirhan | 13 Nisan 2008 | Yorum (0) | Konunun Devamını Oku
 

Sone

 
Okuma: 46 | Kategori - Türkçe & Edebiyat, Türkçe